TİCARİ ALACAK DAVASI NASIL AÇILIR? FATURA VE CARİ HESAP ALACAĞI TAHSİL REHBERİ

Hukuk alanında güncel bilgiler ve uzman makaleler.

Ticari hayatta en sık karşılaşılan sorunlardan biri, verilen malın veya hizmetin bedelinin zamanında ödenmemesidir. Özellikle işletmeler arasında çalışan sistemlerde, “ödeme biraz gecikti”, “fatura kayıt altına alınmadı”, “cari hesap sonra kapatılır” gibi yaklaşımlar kısa sürede ciddi bir ticari alacak tahsili problemine dönüşebilir. Bu noktada birçok şirket sahibi aynı soruyu sormaya başlar: Ticari alacak davası nasıl açılır?

Aslında ticari alacak uyuşmazlıkları yalnızca dava açma meselesi değildir. Fatura düzenlenme biçimi, borçluya yapılan ihtar, cari hesap kayıtları, e-posta yazışmaları, teslim belgeleri ve arabuluculuk süreci, davanın kaderini doğrudan etkiler. Türk Ticaret Kanunu’na göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır; ayrıca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Bu nedenle ticari alacak tahsilinde en sık yapılan hata, dosyanın “zaten açık” olduğu düşünülerek eksik belgeyle veya yanlış usulle ilerlenmesidir. Oysa doğru kurulan bir dosyada fatura alacağı, cari hesap alacağı, mal tesliminden doğan ticari alacak veya hizmet bedeli alacağı çok daha güçlü şekilde tahsil edilebilir.

Ticari alacak davası nedir?

Ticari alacak davası, tacirler veya ticari işletmeler arasında doğan para alacağı uyuşmazlıklarının tahsili amacıyla açılan davadır. Uyuşmazlık; satılan malın bedelinden, verilen hizmet ücretinden, cari hesap bakiyesinden, komisyon ilişkisinden veya ticari sözleşmeden doğabilir. Türk Ticaret Kanunu, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili doğan davaları ticari dava olarak kabul eder. Ayrıca tacirin borçlarının ticari olması asıldır.

Bu nedenle uygulamada şu başlıklar çoğu zaman ticari alacak davasının konusu olur:

  • ödenmeyen fatura alacağı,
  • cari hesap bakiyesi,
  • mal teslim edilmesine rağmen ödenmeyen satış bedeli,
  • hizmet verilmesine rağmen ödenmeyen ücret,
  • teyit mektubu veya siparişe rağmen yerine getirilmeyen ödeme.

Google’da çok aranan “fatura alacağı tahsili” ve “cari hesap alacağı davası” başlıkları da esasen bu çerçevede değerlendirilir.

Ticari alacak davası açmadan önce ne yapılmalıdır?

Ticari alacak davasında başarı, çoğu zaman dava açılmadan önce atılan adımlara bağlıdır. Çünkü mahkeme önüne geldiğinde şu sorular sorulur:

  • Mal veya hizmet gerçekten verilmiş mi?
  • Fatura düzenlenmiş mi?
  • Teslim veya ifa ispatlanabiliyor mu?
  • Borçluya usulüne uygun bildirim yapılmış mı?
  • Arabuluculuk şartı yerine getirilmiş mi?

Burada özellikle iki kural çok önemlidir.

1. Tacirler arasındaki ihtar ve bildirimler

Türk Ticaret Kanunu’na göre tacirler arasında temerrüde düşürme, sözleşmeyi feshetme veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarlar; noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılır. Yani ticari ilişkilerde “sözlü söyledim”, “telefonla uyardım” mantığı çoğu zaman yetersiz kalır.

2. Faturaya süresinde itiraz edilmesi

Türk Ticaret Kanunu’na göre bir fatura alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriğine itiraz etmemişse, bu içeriği kabul etmiş sayılır. Yine telefon, telgraf veya başka iletişim araçlarıyla kurulan sözleşmelerin içeriğini doğrulayan teyit yazısına da sekiz gün içinde itiraz edilmezse, teyit mektubunun yapılan anlaşmaya uygun olduğu kabul edilir. Bu düzenleme, ticari alacak davalarında fatura ve teyit mektubunu çok güçlü delillere dönüştürür.

Bu yüzden ticari alacak tahsilinde ilk yapılması gereken, dosyadaki faturaları, teslim evraklarını, cari hesap kayıtlarını ve yazışmaları sistematik biçimde toplamaktır.

Ticari alacak davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde, dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Türk Ticaret Kanunu m.5/A bu hususu açıkça düzenlemektedir. Arabulucu, başvuruyu kural olarak altı hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir.

Bu ne anlama gelir?

Şunu:
Elinizde çok güçlü fatura, teslim evrakı ve cari hesap dökümü olsa bile, zorunlu arabuluculuk sürecini tamamlamadan doğrudan ticari alacak davası açarsanız usulden sorun yaşayabilirsiniz. Bu nedenle “ticari alacak davası nasıl açılır” sorusunun ilk cevabı çoğu zaman şudur: önce arabuluculuğa başvurulur, sonra dava açılır.

Fatura alacağı nasıl tahsil edilir?

Fatura alacağı tahsilinde şirketlerin en sık düştüğü hata, faturayı tek başına yeterli sanmalarıdır. Oysa fatura çok önemli olmakla birlikte, ideal dosyada şu belgeler birlikte bulunmalıdır:

  • sözleşme veya sipariş formu,
  • irsaliye / teslim tutanağı,
  • e-posta yazışmaları,
  • banka kayıtları,
  • cari hesap ekstresi,
  • ihtarname veya ödeme talebi,
  • gerekiyorsa teyit mektubu.

Türk Ticaret Kanunu’na göre bir tacir, ticari işletmesi kapsamında bir mal satmış, üretmiş veya bir hizmet görmüşse uygun ücret isteyebilir; ayrıca giderler ve avanslar için de faiz talep edebilir. Yine fatura alan kişinin sekiz gün içinde itiraz etmemesi, fatura içeriğinin kabulü bakımından önemli bir karine yaratır.

Bu nedenle “fatura alacağı tahsili” yalnızca tek bir belgeye değil, ticari ilişkinin bütününe dayanır. Güçlü bir dosyada mahkeme, borcun gerçekten doğup doğmadığını, mal veya hizmetin ifa edilip edilmediğini ve faturanın ticari kayıtlarla desteklenip desteklenmediğini birlikte değerlendirir.

Cari hesap alacağı davası nasıl açılır?

Ticari ilişkilerde birçok şirket her fatura için ayrı tahsil süreci yürütmez; bunun yerine cari hesap usulüyle çalışır. Ay sonunda veya belirli dönemlerde bakiye çıkarılır ve ödeme buna göre beklenir. Bu tür ilişkilerde cari hesap alacağı bakımından en önemli konu, kayıtların tutarlılığıdır.

Cari hesap alacağı davası açılmadan önce:

  • hesap ekstresi hazırlanmalı,
  • borçlu şirkete gönderilmeli,
  • varsa mutabakat yazışmaları dosyalanmalı,
  • ödeme tarihleri ve kalan bakiye netleştirilmeli,
  • arabuluculuk başvurusunda alacak kalemleri açıkça gösterilmelidir.

Uygulamada cari hesap ilişkisi, tek tek faturalardan daha karmaşık olabilir. Bu yüzden cari hesap alacağı davalarında ticari defter, mutabakat e-postası ve açık bakiye tablosu çok değerli hale gelir.

Ticari alacakta temerrüt ve faiz ne zaman başlar?

Ticari alacak dosyalarında en kritik konulardan biri temerrüt tarihidir. Çünkü faiz hesabı buna göre yapılır. Türk Ticaret Kanunu m.1530’a göre ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı edimini yerine getirmiş olmasına rağmen borçlu sözleşmedeki tarihte veya ödeme süresinde borcunu ödemezse, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller dışında ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. Ayrıca sözleşmede tarih veya süre belirtilmemişse, faturanın veya eşdeğer ödeme talebinin alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda borçlu temerrüde düşebilir.

Bu hüküm çok önemlidir. Çünkü birçok ticari dosyada borçlu “bana ayrıca ihtar çekilmedi” savunması yapar. Oysa doğru kurulan bir ticari tedarik ilişkisinde, sözleşme ve fatura düzeni temerrüdün daha erken başlamasına yol açabilir.

Ticari alacak davasında görevli mahkeme hangisidir?

Ticari davalarda görevli mahkeme kural olarak asliye ticaret mahkemesidir. Türk Ticaret Kanunu m.4, ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkları tanımlar; alacak ticari ilişki kapsamında doğuyorsa görevli mahkeme de buna göre belirlenir.

Bu nedenle yanlış mahkemede açılan dava zaman kaybettirebilir. Özellikle ticari alacak, fatura, cari hesap ve ticari sözleşmeden doğan para taleplerinde görev ve dava şartı arabuluculuk birlikte değerlendirilmelidir.

Ticari alacak tahsilinde en sık yapılan hatalar

Ticaret hukuku uygulamasında en çok görülen hatalar şunlardır:

  • sözleşme yapmadan çalışmak,
  • teslim evrakını düzgün almamak,
  • faturayı geç düzenlemek,
  • faturaya itiraz geldiğinde kayıt altına almamak,
  • tacirler arası ihtarı usule uygun göndermemek,
  • arabuluculuğa eksik talep kalemleriyle gitmek,
  • yalnızca “fatura var” diyerek başka delil toplamamak.

Özellikle küçük ve orta ölçekli şirketlerde bu hatalar çok yaygındır. Oysa ticari alacak davası iyi hazırlanmışsa tahsil şansı ciddi biçimde artar.

Sonuç: Ticari alacak davası dava açmaktan önce dosya kurma işidir

“Ticari alacak davası nasıl açılır?” sorusunun gerçek cevabı şudur:
önce dosya kurulur, sonra arabuluculuk yürütülür, ardından gerekirse dava açılır.

Ticari uyuşmazlıklarda en güçlü şirket, sadece alacağı doğuran değil; alacağını belgelendiren şirkettir. Fatura, teslim, cari hesap, teyit yazısı, ödeme tarihi ve ihtar adımları ne kadar sistemli kurulursa, alacağın tahsili de o kadar güçlenir.

Bu nedenle ticari alacak, cari hesap, fatura tahsili ve şirketler arası ödeme uyuşmazlıklarında süreç baştan doğru planlanmalıdır. Aksi halde haklı olunan birçok dosya, sırf usul ve delil eksikliği yüzünden zayıflayabilir.

Add comment:

Related Articles

Cart (0 items)